22 Ağustos 2013 Perşembe

FlorMar CC Kremler..

Nihayet aldığımdan beri 2 haftaya yakın bir kullanımdan sonra FlorMar'ın yeni çıkardığı CC kremlerini anlatabilirim. FlorMar mağazasında almadan önce sadece kızarık-kırmızılık-sivilce oluşumlarını dengeleyen ren olan 02 numarasını denemiştim. O gün yüzümde çıkan sivilceyi mükemmel kapattı. Ancak benim asıl sorunum bunlar olmadığı için 01 ve 04 numaralı olanları aldım.
01 hafif eflatun tonlu ve yüzde solgunluk, yorgunluk ve uykusuzlukla oluşan yorgunluk izlerini ve göz altı morluklarını dengeliyor. Kapatmıyor, sadece hafifletip bütün yüzün rengini makyaja-baza-fondötene nasıl kullanmak isterseniz eşitliyor. 04 numara ise normal ciltlerin  kullanabileceği, bütün yüzün renk dengesini tek ürünle sağlayan bir renk. 

Ürün ister baz olarak, ister baz altına veya baz ile beraber cilt hazırlama evresi olarak veya direk fondöten yerine kullanılabiliyor. Sizin istediğiniz beklediğiniz sonuç ne ise ona göre kullanılabilir. Ben baz kullandıktan sonra her iki kremi birlikte uygulayarak kullanıyorum. Fondöten altına kullanmayı henüz denemedim, 04 değil ama 01 fondöten altında iyi sonuç verir sanıyorum. 

Her ne kadar sitesinde 04 numara için yüksek örtücülük gerektiren cilt kusurlarını kapatır dese de böyle bir şey beklemeyin. Kapatıcılığı orta karar bence. Tabi normal ciltler için fazlası ile yeterli olacaktır. En önemli yanlarından biri de SPF 15 içermesi ki kış ayları için uygun bence, yaz ayları için yetersiz kalır.

40 ml.'lik tüplerde geliyorlar. ve tanesi şu anda eğer zam gelmezse yakın zamanda 23.50 TL. ve 12 ay kullanım süreleri var. 12 ay sürekli kullanan kişiler bitirebilir ama benim bitirebileceğimi hiç sanmıyorum.


01 numara..

04 numara..

Uygulama sonrası değişik bir görüntü veriyor ne tam mat ne de parlak, saten görünüş denilen görüntü daha iyi anlatıyor. Üzerine illaki sabitlemek için pudra geçmek gerekmiyor, onu da tesadüfen dün sürmeyi unutunca fark ettim ki gün boyu bir bozulma falan olmadı, sadece biraz parlama yaşadım ama bu sıcakta normaldir. Özellikle 01 numaranın göz altımda verdiği sonucu oldukça beğendim. Bu kremden sonra kapatıcı daha çok etkisini göstermeye başladı. Görevi cilt rengini eşitleme olduğu için de cilt tonuna göre değişiklik göstermiyor. Pigmentler her ciltte aynı işlevi görüyor. FlorMar'ın son zamanlarda yaptığı başarılı işler malum, bu kremler de en azından benden ortanın üstünde not aldılar.  Ürünü buradan inceleyebilir veya satın alabilirsiniz. Ayrıca FlorMar mağazalarında da ürünü deneyebilirsiniz.
Sevgiler..

Günün Ojesi.. Essence plus Golden Rose Carnival..

Günaydın. Dün yapmış olduğum Golden Rose Carnival oje serisi alışverişini burada anlatmıştım. Bugün de yine o seriden sarı-yeşil-siyah simler içeren 12 numarayı denemek istedim. Renk iyice görülsün anlaşılsın diye de bütün tırnaklarıma sürdüm. Akşam oje çıkartma maratonunu düşünemiyorum bile.


Önce Essence,  Miami Roller Girl koleksiyonundan Bienvenudo a Miami isimli sarı ojeyi tek kat sürdüm. Zaten yapısı kalın bir oje, hemen kapattı.

Daha sonra Golden Rose Carnival 12 numaralı ojeyi sağ elime tek kat, sol elime de iki kat olmak üzere uyguladım. 

İki kat uygulanmış hali. Bence ikisi de fena olmadı, pulların fırçaya gelme sıklığı diğer koleksiyona göre daha başarılı bence. Hele FlorMar'ın Glitter koleksiyonunun özellikle bazı ojelerine göre çok çok başarılı diyebilirim. Ama yine de pulları direk sürerek değil fırça ile hafif hareketlerle dokundurarak tırnakta boş kalan alanlara uygulamak daha iyi oluyor.

Carnival koleksiyonunun kullandığım iki ojesini beğendim, ama şimdilik 4 oje bana yeter diyorum. Daha ileride değişik renkler çıkartırsa yine bakabilirim tabi.
Sevgiler..


21 Ağustos 2013 Çarşamba

Golden Rose Carnival Ojeler..

Hafta sonu Carrefour AVM'den Golden Rose'un yeni çıkardığı Carnival serisinden 4 adet oje aldım. En merak ettiğim ve beğendiğim 14 numaralı sarı rengi de en başta aldım tabi.
Dışarıdan bakınca Impression koleksiyonunu da biraz andırıyorlar ama bunun içinde parça parça pullar da var.

Renklerinin diğer koleksiyonlara göre daha ışıl ışıl olması da dikkatimi çekti ve hoşuma gitti.

Sırayla 08, 10 ,12 ve 14 numaraları aldım. Bu ojeleri sürüp denedikten sonra diğerlerini alıp almamaya karar vereceğim.

Bugün de ilk olarak HM  Mad Lilac üzerinde 08 numarayı denedim..
Mad Lilac minnacık bir oje zaten fırçası da incecik, o nedenle sürümü biraz zor oldu.

Buna karşılık Golden Rose Carnival serisinin fırçası düz ve büyük fırçalardan. 

Mad Lilac iki gündür sürdüğümü mor alt tonlu mavilerin aksine mavi alt tonlu bir mor.. Rengini çok sevdim. Ama gerek fırçanın inceliğinden gerekse de ojenin kıvamından 4 kat sürmem gerekti. Kuruma süresi de çok kısa değil.

Carnaval 08 mor ojenin üzerine bu şekilde durdu, bence fena olmadı ama değişik kombinasyonlar da düşünüyorum tabi.

Hafta sonu aldığım bütün ojeleri çok sevdim, koyu renkler olmasına rağmen çok severek kullanmaya başladım. Değişik kombinasyonlar da gelecek.
Sevgiler..




20 Ağustos 2013 Salı

Loreal Glam Shine Kalem Rujlar..

Loreal yakın zamanda Clinique Chubb Stick'e çok benzeyen kalem ruj serisi çıkarmıştı. Ben de bu seriden 2 adet ruj aldım. Serinin adı Glam Shine ve neredeyse her şeyi ile Chubby Stick'e benziyor. Yalnız Loreal'in renk seçeneği daha az sanırım. Ya da beğendiğim renk bulamadığım için bana öyle geliyor da olabilir. 
Kalem rujlar gerçekten çok pratik, makyaj çantamı yanıma almadığım zaman bile çantaya at çık yapabiliyorum. Kapakları iyi kapandığı sürece hiç sorun olmuyor.

Seriden en beğendiğim, zaten tek beğendiğim de bunlar 2 rengi aldım şimdilik. 910 numara Bite the Maracuja ve 913 numara Dare the Dragon Fruit. 910 numara çok tatlı ancak bol simli bir turuncu, 913 ise dudakta çok tatlı duran bir fuşya. Ancak turuncu olanın içindeki simler bildiğiniz ağzınıza geliyor, dudağıma her sürüşümde o pıtır pıtır simleri hissediyorum. Çok kötü bir his değil ama olmasa iyi olurdu. Bu histen hoşlanmayacak olanların denemesi lazım. 913 numara ise en azından görünüşte o kadar simli değil. Dudakta yine parlıyor ama pıtır pıtır ağza gelmiyor en azından. Turuncuyu renk olarak daha çok sevmeme rağmen fuşya olandan yapı olarak daha çok hoşlandım. 

Chubby Stick ile boyutları falan her şeyi aynı. İkisinin de nem vermesi bana yetersi geliyor ki Chubby Intense var elimde.

Renkleri hafif bir parlatıcıdan öteye geçmiyor, o nedenle elinizi bol tutabilirsiniz. ben sürdükçe sürüyorum zaten fazla da dayanmıyor benim dudağımda. Günlük kullanım için iyi buluyorum ama davet veya gece yemeği için yetersiz kalabilir.

Chubby Sticklerde olan renkelrden çıkarması ve simsiz olmaları halinde bu seriye şans vermeye devam edebilirim. Watsons mağazalarında şu aralar sanırım % 25 indirimli olarak 22 TL civarında satılıyor olmaları lazım.
Sevgiler..

Günün Ojesi Rimmel London Salon Pro 447 Barmy Blue..

Günaydın. Hafta sonu minik bir Watsons alışverişi sırasında dayanamayıp yine Rimmel Saon Pro ojelerden almış bulundum. Diğer markalardan artık oje alamıyorum çünkü ciddi olarak elimde olanın aynısından almaya başladım. Bir sıralama, listeleme falan yapmam lazım ama vakit yok, bakalım.

Bu ara mavilere taktım biliyorum, üstelik de hiç yaz rengi de değiller ama koyu renk oje hastalığım depreşti. Üstelik yazın başından beri de sanırım bu kadar koyu bir oje sürmedim. Oje tam mor alt tonlu koyu lacivert ve parlak bitişli.

Rengin kıvamına ve parlayışına bayıldım. 2 normal katta kapattı, fırçası çok geniş, oje de çok kıvamlı ve koyu olunca sürerken dikkat etmek lazım, yanlışlıkla taşabilir.

Kuruması biraz vakit aldı ama sanırım bu ojenin ya da bu serinin çabuk kururum gibi bir iddiası yok.

Daha önce denediğim kırmızıdan bile daha çok beğendim bunu. Bu seriden bütün renkleri sıradan alacağım sanırım artık. Umarım yeni ve değişik renkler de çıkartırlar.
Sevgiler..


19 Ağustos 2013 Pazartesi

HM Oje Blue Metal..

Sabah burada bahsettiğim HM alışverişinin en tatlı parçalarından birini, mat-metalik oje Blue Metal'i alır almaz sürdüm. Oje mat bitişli ama tuhaf bir şekilde parlak gözüküyor. dün Flormar standında bir şeyler bakarken oradaki çalışan kızların ikisi de özellikle sordular ojeyi.
Renk zaten en sevdiğim renklerden biri olan mor alt tonlu bir mavi.

Ojenin TR'de üretilmiş olmasına ne diyorsunuz? Ben çok şaşırdım..

Rengin güzelliği..Ama fırçası biraz daha kalın olsaymış iyi olacakmış. Oldukça da kıvamlı bir oje, 2 katta istediğim sonucu aldım.

İşte tırnaklardaki duruşu da bu şekilde...Cumartesi akşamı sürdüğüm oje bu yazıyı yazarken hala tırnaklarımda ve hiç soyulma veya bozulma olmadı.

Mat olmasından dolayı çabuk kuruyor ama yine de dikkatli olmak lazım ben kurudu diye 2 defa bozdum ojeyi.

Tırnakta fırça izi bırakmıyor.

Renk ışıkta mor ve mavi arası değişik yansımalar da yapıyor..

Bugün taktığım yüzükler ise yine Erenköy pazarından alındı.


HM'in 8.95 TL.'lik bu ojesi fiyatını sonuna kadar hak etti bence.. Çok beğendim, mor olanı da sürmek için sabırsızlanıyorum. Umarım HM bu metalik ojelerin değişik renklerini de çıkartır veya varsa getirir.
Sevgiler..

ERKEKLER İÇİN MAKYAJ SÖZLÜĞÜ..


Erkekler için dev hizmet! "Hangi makyaj malzemesi neden gereklidir?" sözlüğü. "Erkekleri neden ilgilendirsin bu konu?" dediğinizi duyar gibiyim. Tabi ki kadınları daha iyi anlamalarını sağlamak için! "Bu kadar çok şey taşımana gerek var mı, birazını evde bıraksan olmaz mı?" gibi cümleler, kadınların erkeklerden en çok duydukları cümlelerdendir. Halbuki o malzemelerin hepsinin ayrı ayrı ne kadar önemli olduklarını bilseler, ah bir bilseler...

Bu yazıda sadece çoğu kadının makyaj çantasında bulunan temel makyaj malzemelerine yer verilecektir. Anlatılan malzemelerin şeklen nasıl olduğunu merak eden erkekler, Clinique Makyaj Malzemelerine göz atabilirler.

Nemlendirici: Aslında erkeklerin de (özellikle yazın) mutlaka kullanması gereken ürünlerden biridir. Çünkü, yüzünüzün ve ellerinizin suya ihtiyacı yazın çok daha fazladır. Yağlı bir cildinizin olması, nemlendiriciye ihtiyacınız olmadığını göstermez. Çünkü yağ ve su aynı şey değildir. Susuz kalan cilt kurur, daha hızlı yaşlanmaya ve sağlık sorunlarına sebep olur.

Fondöten: Hani siz geçenlerde bir mankenin pürüzsüz cildine bakıp, "makyajsız da güzel olunabiliyor" demiştiniz ya, işte o manken aslında -büyük ihtimalle- makyajsız değildi. Onun da sivilceleri vardı, yüzünde garip garip lekeler vardı. Onları bu insan mucizesi fondötenle kapatıyor. Kısacası fondöten yüz kusurlarını kapatan bir üründür. Clinique fondöten dalında, krem, dengeleyici, pudra, sıvı her çeşide sahiptir.

Göz altı kapatıcısı: Göz altında yaşa bağlı olmaksızın oluşan morluklar vardır. Yorgunluktan olur çoğunlukla. Yüze negatif bir his verir bu koyuluklar. Kapatmak için kullanılan, genellikle küçük tüplerde satılan ürün işte budur.

Pudra: Fondötenin bir kötü yönü vardır ki, pürüzsüzleştirirken yüzü parlatır, ve çabuk dağılır. Fondöten dağılmasın diye uygulanan toz gibi şeye pudra demişler zamanında, biz de öyle diyoruz.

Göz farı: Göz kapağına derinlik, keskin hatlar katmak için kullanılır. Fondöten ve pudra gibi değildir, varlığını genellikle anlarsınız. Renk seçimi kişiye göre değişir. Genellikle gündüzleri sade, geceleri koyu renkler tercih edilir.

Göz kalemi: İşlevinin farkındasınızdır bunun, gözü belirginleştirir. 

 Eyeliner: Göz kalemiyle benzer işlevi görür. Kullanmak genellikle ustalık ister. Üst göz kapağına keskin bir çizgi çekmeyi sağlar. Daha çok geceleri tercih edilir.

Rimel (maskara): Kirpiklere dolgunluk sağlar, yine gözleri güzelleştirmek içindir. Diğer ürünleri kullanmayan bir kadın bile rimel kullanabilir. Çünkü Türkan Şoray etkisinden midir bilinmez, toplumda kadın "uzun kirpikli olmalı" algısı hakimdir. Uzunlaştırıcı, dolgunlaştırıcı özellikte rimeller olduğu gibi, sadece renk veren rimeller de vardır.

Dudak koruyucu: Nemlendirici ile benzer işlevdedir. Dudakların iklimsel etkilerle yıpranmasını önleme amaçlıdır.

Dudak parlatıcı: Genellikle hafif bir makyajı tercih edenler kullanır. Dudakları belirginleştirir, öne çıkartır.

Ruj: En çok bildiğiniz makyaj malzemelerinden biri. Renk verme amacıyla kullanılır.

Allık: Fondöten ve pudra yüzü tek renk haline getirir, doğal görünmez. Yanaklara hafif kırmızılıklar eklemek içindir allık. Clinique allıkları inceleyerek daha fazla fikir edinebilirsiniz.

Sorusu olan?:)